ChatNetlog.Com Blog

Güncel Haber ve Multimedya Blogu

Batı’ya sert çıktı: PiÅŸman olacaksınız

Yazan: admin Tarih: Haz 27th, 2009 | Kategori:: Haber

Ahmedinejad, içişlerine karışmakla suçladığı Batı dünyasını uyarırken dozu yükseltti: Cevabımız çok sert ve pişman edici olacak.

 

 

Ahmedinejad, yargı haftası dolayısıyla düzenlenen bir konferansta yaptığı konuşmada, seçimlere ve gösterilere ilişkin ABD ve Avrupa ülkelerinin açıklamalarına değindi.

Seçimlere yüksek orandaki katılımla destan yazıldığını ve seçimlerin sistem için bir referandum özelliği taşıdığını belirten Ahmedinejad, Batılı ülkelere en iyi cevabı yine halkın verdiğini söyledi.

Batılı ülkelere hitaben, ”Müdahaleci açıklamalarınıza devam ederseniz, İran halkının cevabı çok sert ve piÅŸman edici olacak” diyen Ahmedinejad, ”Biliniz ki artık vur kaç dönemi sona ermiÅŸtir. Her hareketiniz, İran halkı karşısında piÅŸmanlıkla neticelenecek” ifadesini kullandı.

Ahmedinejad, ”Onlar, İran halkının ruh halini tahrip edebileceklerini sanıyordu, ancak bir kez daha yanıldılar, çünkü onlar, İran halkını henüz tanıyamamışlar” dedi.

Tahrip, tahrik ve propagandayla hükümetin baskı altına alınmak istendiÄŸini savunan Ahmedinejad, ”Hükümetin etki altında kalacağını hesaplıyorlardı, ama bilsinler ki biz bu dönemde daha güçlü bir ÅŸekilde onların karşısında yer alacağız” diye konuÅŸtu.

”İliÅŸkilerimizde mantık, barış ve diyalog esasına dayalı adaletin hakimiyeti için ciddi olarak çalışıyoruz” diyen Ahmedinejad, Batılı hükümetlere atfen, ”Bundan sonra uluslararası camiada onların yakasından tutup adalet masasına çekeceÄŸiz” dedi.

-”MASKELERİ DÜŞTÜ”-

İran CumhurbaÅŸkanı, ”Batılı ülkelerin, insan hakları ve demokrasi iddialarını sorguladı” ve ”bu ülkelerin insan hakları ihlallerindeki suç dosyalarının kabarık olduÄŸunu” söyledi.

”Mazlum milletlerin, merhametsiz ve acımasız bir ÅŸekilde Batılı ülkelerce katledildiÄŸini” belirten Ahmedinejad, ”Elleri milletlerin kanına bulaÅŸanlar ve dosyaları binlece günahsızın kanıyla dolu olanlar demokrasiden dem vuruyorlar” dedi.

Ahmedinejad, ABD BaÅŸkanı Barack Obama’nın, seçimlere ve göstericilere iliÅŸkin açıklamalarına iliÅŸkin olarak da ÅŸunları söyledi:

”Kedilerini ve ülkelerini idare edemeyen durumları belli birkaç Avrupa ülkesinden bir beklentimiz yok, ama Obama’nın edep ve örf dışı açıklamalarıyla içiÅŸlerimize karışmasına ÅŸaşırdık. Halbuki, deÄŸiÅŸim ve diyalogdan söz ediyordu. Bu yanlışla, onların avuçları açıldı ve yüzlerindeki maske düştü.”

”Onların bu davranışlarıyla havanda su dövdüklerini bütün dünya açıkça gördü” diyen Ahmedinejad, daha fazla itibar kaybetmemeleri için Batılı ülkelerden davranış ve tutumlarını deÄŸiÅŸtirmelerini istedi.

 


Rusya’dan Ahmedinejad’a destek geldi

Yazan: admin Tarih: Haz 23rd, 2009 | Kategori:: Haber

ABD baÅŸta olmak üzere Avrupa’nın seçim sonuçlarına karşı çıkması Rusya’yı farklı yöne itti ve açıklamasıyla Ahmedinejad’a destek verdi.

 

 

Rusya DışiÅŸleri Bakanlığı, İran’da gerçekleÅŸen seçimlerin sonuçlarına saygılı olduklarını, karşılıklı fayda saÄŸlayacak iÅŸbirliÄŸi komÅŸuluk iliÅŸkilerinin geliÅŸmesini istedikleri belirtildi. Bakanlık açıklamasında, CumhurbaÅŸkanı Mahmut Ahmedinecat’ın seçim zaferi açıklaması ile ilgili geliÅŸmelerin tamamıyla iç meseleleri olduÄŸu kaydedildi.

Açıklamada, “İran’da seçimlerden sonraya ortaya çıkan anlaÅŸmazlıkların, İran Anayasa ve hukukuna uygun bir ÅŸekilde çözümlenmesi gerekiyor.” bilgisi yer aldı. 12 Haziran’da gerçekleÅŸen cumhurbaÅŸkanlığı seçimlerini Ahmedinecat’ın yüzde 63 oyla kazandığının açıklanması üzerine, reformcu kanad Mir Hüseyin Musevi seçimlere hile karıştırıldığını iddia etti. Seçimlerin yenilenmesini iseteyen Musevi taraftarları, izinsiz sokak gösterilerine devam ediyor.

İran DışiÅŸleri Bakanlığı sözcüsü Hossan KaÅŸkavi de ülkede devam eden gösterilerle ilgili ABD ve İngiltere’yi suçladı. KaÅŸkavi yabancı basının ülkedeki durumu dramatize ettiÄŸini, iktidara karşı siber savaÅŸ taktikleri kullanıldığını iddia etti.

İran’ın baÅŸkenti gerçekleÅŸen gösterilerde 457 kiÅŸinin göz altına alındığı, resmi rakamlara göre de 13 kiÅŸinin öldüğü kaydediliyor. İran DışiÅŸleri Bakanı Manuçehr Mottaki de yaptığı açıklamada batılı ülkeleri İran’ın içiÅŸlerine karışmamaları konusunda uyardı.

 


CNN’in iddiası: İran’da 19 kiÅŸi öldü

Yazan: admin Tarih: Haz 21st, 2009 | Kategori:: Haber

ABD CNN televizyonu, İran’da cumhurbaÅŸkanı seçimi sonrasında sokaÄŸa çıkan göstericilerden 19′unun öldüğünü iddia etti. İran Devlet Televizyonu ise farklı rakama verdi

 

Bir hastane kaynağına ve görgü tanıklarına dayanılarak verilen haberlerde, sokaklarda toplanan binlerce göstericiye polisin göz yaşartıcı gaz, tazyikli su ve cop kullandığı belirtildi.

Yabancı gazetecilerin olayları takip etmesi yasak olduğu için cep telefonlarıyla çekilen videolar, YouTube başta olmak üzere sosyal paylaşım sitelerine gönderiliyor. Bu görüntülerde silah ve helikopter sesleri ile hastanelere taşınan yaralılar dikkat çekiyor. Resmi olmayan açıklamalara göre, protestoların 7. gününde bazı hastane yetkilileri 150 kişinin öldüğünü öne sürüyor.

Bu arada Tahran yönetimi, “aleyhte ve yalan haberlerle BBC ve VOA’nın tahrikçileri yönlendirerek kargaÅŸaya neden olduÄŸunu” duyurdu. Dini lider Ayetullah Ali Hamaney de “ABD’nin, özellikle de İngiltere’nin kitle iletiÅŸim araçlarını kullanarak İran’ı istikrarsızlaÅŸtırmak istediÄŸini” savunmuÅŸtu.

Öte yandan İran Devlet Televizyo’nu verdiÄŸi haberde gösterilerde 13 kiÅŸinin öldüğünü belirtti.


İran’da seçim tansiyonu çok yüksek

Yazan: admin Tarih: Haz 8th, 2009 | Kategori:: Haber

İran’da 12 Haziranda yapılacak cumhurbaÅŸkanı seçimi iç ve dış dengelere etkisi bakımından ülke seçim tarihinin en önemli ve hassas seçimi olarak görülüyor.

 

Önceki seçimler belirgin bir şekilde muhafazakarlar ile reformcular arasında geçerken, bu seçimlerde her grubun içindeki bazı farklı eğilimler doğrudan ya da dolaylı olarak karşı safta yarışa katılıyor.

İki rengin farklı tonlarında 240 kadar siyasi grubun katıldığı seçim yarışında, farklı renkte olsalar da, aynı tondakilerin yan yana durduğunu görmek mümkün.

Seçimlerde belirgin ve kayda değer etkileri olduğu düşünülen grup, kurum ve şahısların kesine yakın bir ifadeyle tarafsızlıklarını ilan etmeleri, ipi kimin göğüsleyeceğini tahmin etmeyi güçleştiriyor.

Adayların yanı sıra düşünce sistemleri, eski ve yeni nesil, toplumsal katman ve sınıflar, kültürel unsurlar, en önemlisi de sistemin sütunlarının yarışa katılıyor olması, yeni bir arayış ve aynı zamanda taşların yerine oturması olarak değerlendiriliyor.

Binlerce yıllık ülke tarihinde millet iradesinin ülke yönetiminde gölgede kaldığı, hatta yok sayıldığı hatırlandığında, son 30 yılda ortalama her iki yılda bir halkın hakemliğine başvurulması önemli ve tarihi bir kazanım olarak değerlendiriliyor.

Kendine özgü dinamikleriyle oluşturulan sistemde dini lider, cumhurbaşkanı, meclis, yerel yönetimler, Düzenin Yararını Teşhis Konseyi, Uzmanlar Meclisi ile Anayasayı Koruyucular Konseyi, doğrudan ve dolaylı halk tarafından seçiliyor.
-AHMEDİNEJAD VE MUSEVİ-
Seçimlerin tartışmasız iki güçlü adayı Mahmud Ahmedinejad ile Mir Hüseyin Musevi, muhafazakar ve reformcu kimlikleriyle farklılık arz etseler de, ”halk adamlığı”, ‘’sade ve mütevazi” yaÅŸam tarzlarıyla ortak paydada buluÅŸuyor.

Ahmedinejad ve Musevi’nin devlet adamlığı ve ülke yönetimindeki tecrübeleri bakımından da benzer özellikler taşıdığı söylenebilir. Adayların baÅŸka bir ortak özelliÄŸi de ”önce vatan ve millet” kavramını ”kırmızı çizgi” olarak belirlemeleri. Her iki adaya meÅŸruiyet kazandıran diÄŸer bir özellik de İslam Cumhuriyeti’nin ilke ve deÄŸerlerine sadakatleri ve baÄŸlılıkları.

İki adayın ayrıştığı en önemli konuların başında ise ekonomi ve dış politika geliyor. Bu baÄŸlamda Batı ile iliÅŸkilere bakış açılarının büyük ölçüde farklılık arz ettiÄŸini kaydetmek gerek. Büyük güçlerle iliÅŸkilerde Ahmedinejad ”karşılıklılık” ilkesini ön plana çıkarırken, Musevi ”diplomasi dili”ni tercih ediyor.

Adayların bireysel hak ve özgürlükler ile farklı düşüncelerin ifadesine yaklaşımlarının da temelde aynı olmadığı, başka bir gerçek.
-SEÇMENLER-
Ülke yönetiminde ve kendi kaderlerini tayinde her iki yılda bir görüş ve düşüncesine başvurulan halk, bir anlamda da seçim yorgunu. Bu yorgunluğun bazı seçimlerde açıkça görüldüğü, bizzat yetkili ağızlardan da ifade ediliyor.

Seçmenlerin renginin doÄŸal olarak İran’ın toplumsal ve ekonomik yapısı ile kültürel çeÅŸitliliÄŸinden etkilendiÄŸini söylemek mümkün. Seçimlerde 240 kadar grubun faaliyette bulunması çok renkliliÄŸin ve düşünce çeÅŸitliliÄŸinin bir ifadesi olarak görülüyor.

İran’da seçmen kitlesi iki büyük gruba ayırmak gerekirse, geleneksel ve dini deÄŸerleri ön planda tutan muhafazakarlar ile hayata çaÄŸdaÅŸ yorumlar getiren, aynı zamanda dini deÄŸerlere saygıyı esas kabul eden reformcular diye sınıflandırmak mümkün.

Ahmedinejad ve Musevi’nin farklı kulvarlarda olsalar da aynı hedef için yarıştığına inananlar, üçüncü bir grup olarak sayılabilir. Kararsızlıklarını son güne kadar sürdüreceÄŸi beklenen bu gruptakilerin, nihayetinde ”kimin atı hızlı koÅŸarsa ona bineceklerini” kestirmek güç olmasa gerek.

Seçim sonuçlarına etkileri tahminlerin de ötesinde olan küskünler ve tarafsızlar ise dördüncü grup olarak görülebilir. Bu gruptakileri sandık başına gitmeye ikna edebilen adayın ipi daha rahat göğüsleyeceğinden ise şüphe edilmiyor.

Bütün bunlardan hareketle Ahmedinejad ve Musevi arasındaki yarışı muhafazakarlar ile reformcuların rekabeti yerine farklı renk ve düşüncelere ait tonların mücadelesi olarak görmek daha isabetli olsa gerek.
-DİN, ORDU, SINIF, MEDYA VE SİSTEM-
Seçimlerde doğrudan ve dolaylı etkileri olan dini liderler, medya, ordu ve diğer sistem dinamikleri arasında da farklı renkler, hatta tonlar olduğu söylenebilir.

İçte ve dıştaki çevrelerin yakından takip ettiği ve vereceği işarete odaklanılan sistem dinamiklerinin konumlarına bakıldığında, topun bu sefer her zamankinden daha çok milletin sahasında olduğu görülüyor.

Mevcut durumda seçim sonuçları ne olursa olsun, herkes açısından bir sürpriz ve hatta ilk olacağı yorumları yapılıyor.

Tüm toplum kesimlerinin otorite kabul ettiÄŸi, saydığı ve baÅŸ tacı ettiÄŸi ”Merce-i Taklid” konumundaki dini liderlerin, bu özelliklerinden dolayı herhangi bir adayı desteklemeleri, ne adaylar, ne de halk tarafından bekleniyor.

Dini lider Ayetullah Ali Hamaney’in son açıklamasında, ”Bir oydan baÅŸka oyum yok. Onu da kime vereceÄŸimi kimse açıkça bilmiyor. Kimseye de ÅŸuna oy verin, buna oy vermeyin demedim, demiyorum, demeyeceÄŸim. Oyum sadece beni ilgilendirir” ifadesini kullanması, bu yöndeki olası beklentilere net bir cevap olarak deÄŸerlendiriliyor.

Silahlı Kuvvetler, Devrim Muhafızları ve gönüllü ”Besic”lerden oluÅŸan ordunun tek bir aday etrafından toplandıklarını söylemek oldukça güç. Orduyu da halktaki farklı renk ve tonların bir yansıması olarak ve bunun o ÅŸekilde sandığa yansıyacağını deÄŸerlendirmek mümkün.

Toplumun ekonomik, demografik, sosyal ve kültürel çeşitliliğinin de yine bu özellikleriyle tercihlerini kullanmaları bekleniyor. Seçmenlerin ekonomi, kültürel haklar, özgürlükler ve gençlerle ilgili politikalar doğrultusunda aday tercihinde bulunacakları bu seçimde daha bir net olarak görülüyor.

Özel radyo ve televizyon kanallarının olmaması medyanın çok sesliliğinden bahsetmeyi zorlaştırıyor. Farklı görüş ve düşünceleri yansıtan gazete, haber ajansları ve internet sitelerinin varlığı bu alandaki eksikliği kapatmaya yetmiyor. Mevcut durumda basının belli bir aday etrafında döndüğü ve farklı yollarla seçmen üzerinde etkili olmaya çalıştığı söylenebilir.

Sistemin görünen ve görünmeyen dinamiklerinin ise adaylardan ziyade ”kırmızı çizgiler” paralelinde tutum takındıkları ise herkesin malumu. Çok kapsamlı kampanya ve büyük rekabete sahne olan cumhurbaÅŸkanı seçimlerinde son 30 yılda en az 15 kez görüşü sorulan halkın vereceÄŸi kararın tahmini bu sefer her zamankinden daha çok zor gibi görünüyor.


ABD ile Rusya arasında İran pazarlığı

Yazan: HaSaN Tarih: Mar 3rd, 2009 | Kategori:: Haber

ABD BaÅŸkanı Obama, Medvedev’e, İran’ın uzun menzilli silah geliÅŸtirmesini engellemesi karşılığında, DoÄŸu Avrupa’ya füze kalkanından vazgeçilebileceÄŸi mesajını iletti.

New York Times gazetesinin kimliÄŸinin açıklanmasını istemeyen Amerikalı kaynaklara dayanarak verdiÄŸi habere göre, Obama’nın 3 hafta önce Medvedev’e özel elçiyle mektup gönderdiÄŸi ve mektupta, İran’ın nükleer silah üretme çabalarının durdurulması durumunda ABD’nin DoÄŸu Avrupa ülkelerinde füze kalkanı projesi kurmasına gerek kalmayacağını belirttiÄŸi kaydedildi.

Rusya, eski ABD BaÅŸkanı George Bush döneminde önerilen ve Çek Cumhuriyeti ile Polonya’nın da ev sahipliÄŸi yapacağı füze kalkanı projesine ÅŸiddetle karşı çıkıyor.  

Rusya DışiÅŸleri Bakanı Sergey Lavrov, dün ABD’ye, İran’la diplomatik iliÅŸkilerin iyileÅŸtirilmesi çaÄŸrısında bulunmuÅŸ ve bunun bölgede istikrarın saÄŸlanması için önemli bir unsur olduÄŸunu söylemiÅŸti. 

Lavrov’un cuma günü Cenevre’de ABD DışiÅŸleri Bakanı Hillary Rodham Clinton ile, iki ülke arasındaki ilk üst düzey görüşmede bir araya gelmesi bekleniyor.Â