ChatNetlog.Com Blog

Güncel Haber ve Multimedya Blogu

‘Ergenekon’a paralel bir örgüt var’

Yazan: admin Tarih: Tem 20th, 2009 | Kategori:: Haber

Tuncay Güney: “Saçan Ergenekon’un içinde değil, ona paralel bir grubun içinde. Bu bir savaş. Ergenekoncular ve paralel bir örgüt daha var. İki örgütün kavgası yaşanıyor…”

 

 

Mahmut Övür‘ün köşe yazısı

Kanada’nın Toronto kentinde Tuncay Güney‘le iki saate yakın konuştuk. Sık sık TV’lere çıkıp konuşması güvensizlik yaratsa da herkes yeni gelişmeler hakkında ne düşündüğünü merak ediyor. Ayrıca Güney’in Türkiye ile ilişkisi de hayli sıcak. Ben de son dönemin önemli olaylarını Güney’e sordum. Özellikle Almanya’nın Türkiye ve bölge üzerindeki etkisiyle ilgili söyledikleri hayli çarpıcıydı.

“AK Parti ve Gülen’i bitirme planı”: Bu büyük bir klasörden devşirme yapılmış, özet çıkartılmış bir kopya rapordu. Normalde zaten İslami kesim üzerine pek çok operasyon, askeri istihbaratça hazırlanmıştı. Tabii raporlar da dahil. AKP meselesi sonradan devreye girdi. Daha önce Tayyip Bey’le ilgili belediye başkanlığı döneminde de raporlar, planlar vardı.

Albay Dursun Çiçek: Savcılık bu konuda patinaj yaptı. Bu AKP ve Gülen’i bitirme belgeleri için fotokopi diyorlar. Benim elimden geçen birçok belge de fotokopi. Dikkat ederseniz Ergenekon savcısının elindeki hiçbir kâğıtta Ergenekon’un soğuk mührü bulunmuyor. O zaman fotokopi ile dava açılıyor da şimdi neden açılmasın? Eğer Albay Çiçek’i bırakıyorsanız, General Veli Küçük’ü de bırakmanız gerekiyor.

Kürt meselesi çözülebilir mi?: Türkiye’nin önünden PKK’yı da kaldırırsanız içerde birtakım kurumların ne önemi kalacak? AB ve ABD diyor ki, “Ordu kışlasına geri dönsün.” Ama içteki dinamikler bunu istemiyor. Türkiye için bir demokratikleşme planı uygulanmalı. Ama o paketler içine demokrasi sıkıştırılmamalı. Mesela ben diyorum ki, Kürt sorunu Abdullah Öcalan’la biter. Bugün Öcalan kadar uluslararası ve Türkiye’de dönen dolapları bilen bir adam yoktur. Ama o da konuşmuyor. Bence Öcalan yargıya güvenmiyor.

MİT’in tavrı: MİT tam sivil bir örgüt değil. Ama pek çok şeyi biliyor. Özellikle Şenkal Atasagun birçok olayı iyi bilir. Mehmet Eymür de…

Ergenekon’a paralel bir örgüt daha var: Emniyet’te söylediğim kasetlerde bir yanlışlık yok. Doğruları söyledim ama neden kabul etmedim. İşkence vardı. Bana diyorlar ki, “Adil Serdar Saçan‘a dava aç.” Ona niye dava açayım ki… Sadettin Tantan bakanlık döneminde, “Ülkede Tapınak Şövalyeleri örgütü var” dedikten sonra ben alındım. Ergenekon’u kastediyordu. Eğer dava açacaksam Tantan’a açarım. Ben, en son beni alırlar diyordum, en salak benim. Önce beni aldılar. Saçan Ergenekon’un içinde değil, Ergenekon’a paralel bir grubun içinde. Bu bir savaş. Ergenekoncular ve Ergenekon’a paralel bir örgüt daha var. Bu iki örgütün kavgası yaşanıyor ülkede.

Demokrat Parti ve Cindoruk: Cem Ersever İzmit İl Jandarma Alay Komutanlığı’na gelmiş, Veli Küçük’le görüşmüştü. Oradan da Cindoruk’la Ankara’ya görüşmeye gitti. Cindoruk Türkiye’nin derin devletinin avukatıdır. Cindoruk her şeyi bilir. İlginçtir o görüşmenin ertesi günü Cem Ersever öldürüldü.

Alman istihbaratı: Türkiye’de Alman İstihbaratı güçlüdür. Almanlar dünyada en iyi bilgi bankasıdır. ABD’nin reklamı var ama Almanlar daha güçlü. Apoletli işadamlarında da güçlüler. Eğer Ergenekon sayfaları daha çok açılırsa altından Almanya çıkar. Bugün ikide bir Deniz Feneri diye bir dosya çıkarıyorlar. Ben hükümetin yerinde olsam ya da savcılığın yerinde, Almanya, Ergenekon ilişkisini ve Kürt-Alman ilişkisi dosyasını açarım. Beyrut’tan Lübnan’dan Abdullah Öcalan’la kavgalı olan Selim Çürükkaya’yı sözde Kızılhaç kaçırmıştır Avrupa’ya. Hayır, Veli Küçük yardımcı olmuştur. Çürükkaya’yı Almanlar yurtdışına çıkarmıştır. Yoksa Öcalan, Selim’i de öldürtebilirdi.

Ergenekon etnik bir gruptur: Almanya’nın halen Ortadoğu’da ekonomik bir savaşı vardır ve bu savaşı etnik grupları yönlendirerek yapıyor. Ergenekon etnik bir gruptur Türkiye içinde. Sadece Kürtler etnik grup değildir. Bütün etnik gruplara bakın, Cemalettin Kaplan gibi tüm gruplarda, sol gruplar da dahil, hepsinde Almanlar vardır. Türkiye üzerinde değil, İran üzerinde de aynı şekilde etkililer. İran istihbaratını Almanlar eğitmiştir.

(Sabah)

 


‘Cemaatin evlerine uyuşturucu bıraktık’

Yazan: admin Tarih: Haz 16th, 2009 | Kategori:: Haber

Adliyede adam vurduğunu, infazlar gerçekleştirdiğini ancak ceza almadığını söyleyen bir tetikçinin ses kaydı yayınlandı. Akıl almaz yöntemler ve o şok sözler:

 

 

Video paylaşım sitesine düşen yeni bir ses kaydı gündemi sarsacak nitelikte. Kayıttaki ses tetikçilik yaptığını, nerede kimleri nasıl öldürdüğünü, ceza almadan nasıl kurtulduğunu, Fethullahçı diye tanımladığı kişilerin evlerine uyuşturucu paketler bırakıldığını anlatıyor.

Erzurum nüfusuna kayıtlı Ferhat Şahin adında bir tetikçiye ait olduğu iddia edilen ses kaydı öncesinde şahsın kimlik bilgileri de veriliyor.

Ses kaydının gönderildiği mailde, “Ergenekon tetikçisi olduğunu yakın arkadaşlarına ifade eden ve gerçekleştirdiği kanlı eylemleri pervasızca anlatan er Ferhat Şahin’in itiraflarını dinleyince kanınız donacak!” deniliyor.

Bugüne kadar onlarca kişiyi öldürdüğünü söyleyen kayıttaki ses, bugüne kadarki eylemleri nedeniyle ceza almadığını söyleyerek karıştığı eylemleri anlatıyor; “Mesela bana işte vurulması gereken şahıs bilgisi gelirdi.  Ben vururdum onları yani eylem düzenlenecekse eylem düzenlerdim.  Provokatif eylemler falan.  Mesela Şırnak’ta 3-4 kişiyi aldık biz 8 kişilik bir ekiptik…”

Kayıttaki ses yaptığı eylemlerden kurtulmak için üstlerinin kendisine askere gitmesini emrettiğini, yaptığı hizmetlerden dolayı üstüne gidilmesinin ağırına gittiğini söylüyor. Çeşitli olaylarda kullanılan silahların elden çıkartılması gerektiğini belirten ses, adliyede adam vurduğunu ve ceza almadığını da anlatıyor.

EVLERE UYUŞTURUCU BIRAKILDI
Ses kaydında bazı evlere uyuşturucu bırakıldığı söyle anlatılıyor, “(…) Gülen cemaatine. Onlarla alakalı çalışmalar yaptık.  Gülen cemaati farklı, onların misyonu farklı onun için. Orduya bir takım insanları yerleştiren. Onları deşifre etmek için. Verilen isimleri biz işte evlerine paket bıraktık.  Yakalansınlar diye onları.  Yani uyuşturucu bıraktık.
3 bin kişilik özel eğitimli sivil bir grubun bulunduğu, Ağabeyini vuran 3 kişiyi vurduğunu ve bu olaydan ADD sayesinde kurtulduğunu yapılanmaya 17 yaşında katıldığını anlatan sesten şok itiraflar…

Video kaydında önce ses kaydının Ferhat Şahin adında, Erzurum doğumlu, Kürşat kod adlı birine ait olduğu bilgisi aktarılıyor.

Tetikçi olduğu iddia edilen şahsa ait ses kaydının tam metni:

SİCİLİM BOZUK AMA SABIKAM YOK
Telefon dinlenmede olduğu için.  Evi arayamadım.  Suç şöyle yani, ben kişisel suçlarım değil.  Yani bana verilen emirler neyse onun gereğini yaptım ben hep.  Sabıka olarak sabıkam yoktur. Sicilim bozuk olabilir ama.  Sabıkam yok yani.  Ve beraat almışımdır yani paşalar gibi.  Böyle yani.

BANA İSİM LİSTESİ GELİR, BEN VURURUM ONLARI
Mesela bana işte vurulması gereken şahıs bilgisi gelirdi.  Ben vururdum onları yani eylem düzenlenecekse eylem düzenlerdim.  Provakatif eylemler falan.  Mesela Şırnak’ta 3-4 kişiyi aldık biz 8 kişilik bir ekiptik. Öldürdük onları. Tekirdağ’da örgüte para sağlayan 3 kişiyi öldürdük. Mesela Ezine’de ona keza, 6 kişiyi vurduk. Cemaat bağlantılı kişiler onlar. Bu tarz işler yani.

BANA ASKERE GELMEM EMREDİLDİ
Gene mesela ben askere gelmemi emrettiler zaten o dosyadan dolayı, 3 kişiyi vurdum.  Orda deşifre oldum, isim olarak. Onlar da bana askere gitmemi emrettiler. Saklanma açısından.  O dosya gelmiş şu an birliğimde.  Evde aramalar yapılmış, silahlar alınmış işte.  O silahların ekspertis raporlarında 2005 olayları falan var. Onlar ortaya çıkmış. İsim veremem. Yani biz ekip olarak.  Yani yaptığım hizmetlerden dolayı üstüme geliyorlar, o ağrıma gitti benim. 

GEREKEN NEYSE ONU YAPTIM
Ki bunu komutanımın da bilgisi vardı. En son verdiğim dilekçe de vardı.  Bana böyle emretti kendileri. Lojistik destek komutanlığını da belirttim orada da görev yaptım. Yani ben gereken hizmet neyse onu yaptım ama üstüme geliyorlar yani. Yani komutan da beni deşifre etmedi kendisi işte. Onlara söylememiş herhalde durumu. Daha sonra beni çağırdı işte. Öyle yani başka bir şey yok. Üstlerim bırakmadı beni.  Gereken operasyonlar vardı işte. En son Şırnak’ta ben vuruldum karnımdan. 3 ay komada kaldım. Öyle yani.

ADD DEVREYE GİRDİ
Kendim Atatürkçü Düşünce Derneğine devamlı gidip geliyordum.  En son işte ağabeyimin vurulması olayında cinayet işledim.  O zaman devreye girdiler.  Beraat aldım işte o olayda. Ondan sonra yanlarına aldılar beni zaten. 

CEMAATÇİLER ORDUYA SIZMASIN DİYE EVLERİNE UYUŞTURUCU BIRAKTIK
Finansman sağlayan insanlar.  Dergi dağıtımı olsun işte, parti içinde bulunanlar, cemaate finansman sağlayanlar.  Gülen cemaatine. Onlarla alakalı çalışmalar yaptık.  Gülen cemaati farklı, onların misyonu farklı onun için. Orduya bir takım insanları yerleştiren. Onları deşifre etmek için. Verilen isimleri biz işte evlerine paket bıraktık.  Yakalansınlar diye onları.  Yani uyuşturucu bıraktık. İşte katılmasın diye. O tarz işler.

BİZ 3000 KİŞİYİZ
Yalnız değiliz yaklaşık 3000 kişiyiz.  İşte genelde deşifre olmamıştım. Ben bu son olayda deşifre oldum.  Yaralama olayı. Çiğli’de oldu.  3 kişiyi vurduk o zaman. Onu da işte bağlamışlar. Şahıslar mahkemede bu değil demişler. 

BU İŞLERE 12 YIL HİZMET ETTİM DEŞİFRE OLUNCA ASKERE GELDİM
Şey olarak, 12 yıldır hizmet ettim.  Ordu mensubu insanlar böyle yapınca ağrıma gitti.  Tamam, ben belki deşifre olmak istemedim ama. Yaptığım hizmetlere baktım bana yapılanlara baktım.  Biraz vatan haini muamelesi gibi geldi. Öyle algıladım. O ağrıma gitti yani.  Ben de bildireceğim zaten bunları kendilerine aynen. Emir demiri keser mantığı işte.

BAYRAKLI ADLİYESİNDE DURUŞMADA ADAM VURDUM BERAAT ALDIM
Silahlı genelde eğitim. Birebir dövüş. Yakın. Herhangi bir birlikte değil. Ayrı bir birimde eğitim gördük.  Yani düşünün ben bayraklı adliyesinde duruşmada dahi bana verilen emir ne ise adam vurdum ben. Duruşmaya girip. Sicilim de ağırdır yani. Ama almam yani. Ceza almadım. Beraat aldım.  Duruşmada adam vurdum kaçtım yani. 

ABİMİ VURAN 3 KİŞİYİ VURDUM
Ağabeyim kendisi tekstil mühendisi, benim olaylarımdan dolayı. Katıldığım bir eylemde. Çözmüşler PKK’lılar. İzmir Buca’da olduğumuz yeri belirlemişler. Mekânı basmışlar o zaman. Bende döndüm 3 kişiyi vurdum işte.  Beraber, bir ekip halinde geldiler. Biri öldü ikisi sakat kaldı onlardan. Öyle yani.

BANA ZİMMETLİ SİLAHLARI TESLİM ETMEM LAZIM
Bize yüklenen misyon neyse o. Şimdi Kuleliyi bize farklı anlattı üstlerimiz.  Ordumuzdaki yerinin farklı olduğunu. Birkaç tane büyüğüm de oradan mezun olduğu için bir şeyde yapamadım yani.  O biraz koyuyor.  Zaten olmazsa firar edeceğim yani. Ortamları korumam lazım. Silahları bir başkasına zimmetlemem lazım. Onlar var.

ONLAR DA İÇERDE ŞU AN DEVREYE GİREMİYORLAR
Alınan silahları da bir başkasının gidip suçu kabul etmesi lazım.  Onları korumam lazım yani ortamı. Çünkü onlar da içerde şu an.  Onlar da devreye giremiyor.  Takipteler yani devamlı.  Ben mecburen bir kaç kişiye teslim etmem lazım yani.

CEZAM VAR TECİL OLDU
9 sene 8 ay cezam var şu an. Ondan işte devreye sokamadık yani. Deşifre oluruz diye. O da yaralama olayı. Tam teşebbüs. 9 sene 8 ay ceza aldım. O tecil edildi. Yargıtay’da infaz oldu. İşte Yargıtay’da devreye gireceklerdi işte bu olay başladı.  Kaldık orada yani  dava süreci.  Başladı. Tecil edildi. Donduruldu yani. Yani benim işte gidip o işlemleri hallettirmem lazım.  O silahları mutlaka birine teslim etmem lazım. Başka bir sıkıntım yok.

İÇERİYE BAĞLANINCA OKUMAYI BIRAKTIM
Erzurum’da merkezdeniz.  17 senedir İzmir’deyiz.  12 yaşına kadar oradaydım zaten okul süreci. Ülkücü kesim bizim aile. Ocağa gidip geliyorduk. Sonrasında okumadım işte bu olaylar oldu. Ben içeriye bağlanınca gruba katıldım. Bıraktım okumayı. O ağabeyimle görüşüyorum işte. O onları arıyor. Durum budur diye. 

BEN GENELDE GEZİCİYİM SABİT BİR YERDE DURMAM
Genelde ben geziciyim sabit bir yerde durmam yani. Gece bir ara eve uğrarım. Sabah erken saatlerde çıkarım. Aylarca eve gitmediğimde olur.  Yeri gelir. Öyle yani. Ailem zaten esnaf. Bir ağabeyim tekstil mühendisi. Diğeri ziraat mühendisi.  Kız kardeşim Uludağ iktisat okuyor.  Babam Beko bayisi.  Dedem mesela alay komutanlığı yapmış. Hamidiye alaylarında.

DURUM HASBELKADER MEDYAYA YANSIRSA BU MEKÂNLAR ZARAR GÖRÜR
Birliğimin mutlaka değiştirilmesi lazım.  Yani yarın hasbelkader bir şey olur. Medyaya yansır bu mekânlar. Öyle emretti bana.  Birliğin adı geçmesin, orda asker olduğum belli olmasın diye.  Orda belirttim ama bilmiyorum. Kara Kuvvetlerine de aslında yazabilirim. Veya EDOK’a. Halledeceğiz dediler ama bilmiyorum onda bir belirsizlik var ama nasıl yapacağız bilmiyorum.

MULTIMEDIA » Video Galeri


Sivas olayları Ergenekon’a girdi

Yazan: admin Tarih: Haz 9th, 2009 | Kategori:: Haber

Ergenekon’un üçüncü iddianamesine Sivas olayları ve Başbağlar katliamına ilişkin önemli belgelerin yer aldığı bildirildi. İddianamede Ergenekon’un para kaynakları da var.

 

 

Ergenekon’un üçüncü iddianamesi Ergenekon savcıları tarafından yazılmaya başlandı. 4 savcı Levent’teki ticaret mahkemesinde gece gündüz çalışıyor. İddianame, iddia olunan Ergenekon’un silahlı gücünü, gerçekleştirdiği eylemleri ve finans kaynaklarını anlatacak.

İLK DEFA GÜN YÜZÜNE ÇIKACAK GÖRÜNTÜLER

Kanal D Haber Muhabiri İhsan Yıldız’ın özel haberine göre, o eylemlerin en önemlilerinden birinin Sivas olayları olduğu iddia ediliyor. Üçüncü iddianamede tarihe kanlı harflerle yazılan o olaya da yer verilecek, hem de yeni delillerle… İlk defa gün yüzüne çıkacak görüntülerle…

Sivas olaylarında Madımak Oteli yakılmış, 37 yurttaş ölmüş, 51 kişi de yaralanmıştı. Ergenekon savcıları yaptıkları derin araştırmalarla olayların gizli kalmış görüntülerine ulaştılar. Bu çok gizli videolarda, olayların nasıl başladığı, nasıl yayıldığı ve provokatörlerin neler yaptıkları açıkça görülüyor. Elde edilen görüntüler hem tarihe ışık tutacak hem de ezber bozacak nitelikte.

İddianamede yer alacak bir başka olay da Başbağlar katliamı. Yıllardır sadece PKK yaptı diye biliniyordu. Ama ezberin değişeceği iddia ediliyor. 33 vatandaşımızın hayatını kaybettiği o olayın derin bağlantıları iddianamede yer alacak. Başbağlar katliamı ile Sivas olayları arasındaki sıkı bağlantı belgeleriyle anlatılacak.

Üçüncü iddianamenin en önemli başlıklardan biri de Ergenekon’un finans kaynakları. Bu başlığın altındaki en önemli ayrıntı ise Mustafa Özbek. 11. dalgada göz altına alınan Türk Metal Sendikası’nın eski Başkanı. Özbek’in Kıbrıs ve Türkiye’deki para transferleri mercek altın alınmıştı. Özbek’in Ergenekon’u finanse ettiği iddiaları da, iddianamede önemli bir yer tutuyor.

Savcılar Temmuz ortasına kadar iddianameyi bitirmeyi planlıyor. Sarkmalarla birlikte Temmuz sonu iddianamenin bitirilip mahkemeye teslim edilebileceği hesaplanıyor.


Encümen-i Daniş’in Cindoruk aşkı

Yazan: admin Tarih: May 27th, 2009 | Kategori:: Haber

Ergenekon davası ile gündeme gelen Encümen-i Daniş’in Başkanı Necmettin Karaduman’ın Hüsamettin Cindoruk’u DP Genel Başkanlığı için ikna ettiği ortaya çıktı.

 

 

Ergenekon soruşturması sırasında yeniden gündeme gelen ve Türkiye’nin son 20 yılda pek çok olayda doğrudan ilgisi olduğu anlaşılan Encümen-i Daniş’in Demokrat Parti Kongresi’ne de müdahale ettiği ortaya çıktı. Encümen-i Daniş’e başkanlık ettiği öğrenilen eski TBMM Başkanı Necmettin Karaduman’ın Filizli Köşk’te yaptığı görüşmede Hüsamettin Cindoruk’u, DP’nin başına geçmesi konusunda ikna ettiği öne sürüldü.

YENİ ADRES FİLİZLİ KÖŞK

Encümen-i Daniş’in Kadıköy’deki geleneksel toplantılarından farklı olarak bir süredir Göztepe’de Türk Parlamenterler Birliği Sosyal Tesisi olarak kullanılan Filizli Köşk’te eski AP, DP ve DYP’li isimlerle biraraya gelen Karaduman’ın DP’den başlayarak yeni bir oluşum için toplantılar yaptığı belirtildi. Aralarında Vefa Poyraz gibi eski bakanların da yer aldığı gizli toplantılarda, özellikle AK Parti’yi hedef alan yeni siyasi stratejilerin geliştirilmesinin ele alındığı öğrenildi.

BATUM’UN YERİNE CİNDORUK

Karaduman’ın başkanlığında Adalet Partili ve DYP’li eski bakan ve milletvekilleri ile bir süredir Filizli Köşk’te yaptığı toplantılarda yeni bir siyasi hareketin kurularak, başına Anayasa profesörü Süheyl Batum’un getirilmesi tasarlandı. Bu çalışmalar sırasında DP’nin ele geçirilme fikri gündeme geldi. Necmettin Karaduman, Hüsamettin Cindoruk’u DP Genel Başkanlığı için ikna edince, yeni parti fikrinden vazgeçildi. Çalışmalar Cindoruk’un DP Genel Başkanlığını kazanması yönünde yoğunlaştı ve 17 Mayıs 2009 tarihinde yapılan kongrede Cindoruk, DP Genel başkanlığına seçildi.

SÜLEYMAN SOYLU UYARDI

DP eski lideri Süleyman Soylu, kongre öncesinde yaptığı açıklamalarda Ergenekon’un partiyi ele geçirmeye çalıştığını belirtmiş ve bunu engellemek için var gücüyle çaba gösterdiğini belirtmişti. Partisine yönelik ciddi sızma işaretleri aldığını belirten Soylu, aynı güçlerin 367 oylaması öncesi DP ve Anavatan Partili milletvekillerinin Meclis’e girmesini engellediğini belirtmişti.

TAHSİN PAŞA KULLANIYORDU

ll. Abdülhamid’in Başkatibi olarak Yıldız Sarayı’nda görev yapan Tahsin Paşa’ya ait olan Filizli Köşk, 19. yüzyılda da sarayın ileri gelenleri tarafından kullanıldı. Geleneksel Türk Evi Planı’na sahip 3 katlı yapı, Türk Parlamenterler Birliği’nin hizmetine sunuldu.

Ergenekon soruşturmasına daha sert siyasi muhalefet

Ergenekon soruşturması sırasında yeniden gündeme gelen ve 28 Şubat sürecinde etkili olan Encümen-i Daniş’in başkanı Necmettin Karaduman’ın Filizli Köşk’te yaptığı gizli toplantılarda, özellikle Ergenekon soruşturmasına yönelik muhalefeti, siyasi zeminde güçlendirmeyi amaçladığı öne sürüldü. Yapılan toplantılarda Cindoruk’lu DP’nin yeni süreçte Ergenekon soruşturmasını hedef alan açıklamalara yoğunluk vereceği kaydediliyor.

Gerçekleri açıklayacağım

Hüsamettin Cindoruk’un genel başkan seçilmesinin ardından partiden istifa eden Aydın Menderes, Süleyman Demirel ve Hüsamettin Cindoruk ile ilgili çarpıcı açıklamalar yapacağını söyledi. Menderes, “Son zamanlara kadar bu insanlar, DP’nin aziz hatırasından, milli irade ve demokrasiden kopmamışlardı. Bundan dolayıdır ki zamana bıraktım bazı şeyleri söylemeyi. Ama aşağı yukarı özellikle son 2 -3 yıldır sürdürdükleri tutumları, sözleri itibariyle bazı açıklamaları yapmak, hatta bunları devam ettirmek bir zorunluluk haline geldi” dedi.

 


Yalçın Küçük’ün yanındaki kim?

Yazan: HaSaN Tarih: Nis 28th, 2009 | Kategori:: Haber

Devrimci Karargah’ın teorisyeni Mehmet Yeşiltepe ile Ergenekon‘un teorisyeni Yalçın Küçük arasında irtibat ve görüş alış verişi olduğu tespit edildi. İkilinin benzer stratejiler yürüttükleri ve aralarındaki kontak, görüntülü olarak da tespit edildi. İkilinin yakın zamanda beraber çekildikleri fotoğraf ortaya çıktı.

DEV SOL’un tabanı üzerine kurulan, DHKP-C’nin silah teçhizatını kullanan ve PKK kamplarında eğitim aldığı tespit edilen Devrimci Karargah Örgütü’nün teorisyen kadrosu Ergenekon‘a da oldukça pozitif yaklaşıyordu. Hatta Örgütün teorisyeni Yeşiltepe, yazdığı kitapta Ergenekon Operasyonu’nu kıyasıya eleştiriyor.