ChatNetlog.Com Blog

Güncel Haber ve Multimedya Blogu

'Haber' kategorisi icin arsiv

Fuhuş opersasyonunda 41 gözaltı

Yazan: admin Tarih: Åžub 16th, 2010 | Kategori:: Haber

Antalya’nın Alanya İlçesi’nde insan ticareti ve zorla fuhuÅŸ yaptırdıkları iddiasıyla gözaltına alınan 17 kiÅŸi ile fuhuÅŸ yaptıkları belirlenen 21′i yabancı 24 kadın gözaltına alındı.

Alanya İlçe Jandarma Komutanlığı ve polis tarafından bugün ilçe merkezi ve beldelerde bulunan 12’si apart otel olmak üzere 16 adrese eÅŸ zamanlı operasyonlar düzenledi. Yapılan baskınlarda 21′i yabancı uyruklu olmak üzere 24 kadın yakalandı. Jandarma, `İnsan ticareti ve fuhuÅŸa aracılık yapıp, yer saÄŸlamak’ suçundan Yakup K. liderliÄŸindeki 17 kiÅŸiyi de gözaltına aldı. Aynı operasyon kapsamında Konya, Isparta ve Antalya’da da çok sayıda kadın satıcısının Alanya’ya getirileceÄŸi öğrenildi. Yakalan 41 şüphelinin alınacak ek gözaltı süresini ardından Cuma günü Alanya Adliyesi’ne sevk edileceÄŸi belirtildi. Yakalanan 24 kadının bulaşıcı hastalık taşıyıp taşımadıkları ise saÄŸlık kontrolünün ardından belirlenecek.


İşsiz sayısı 1 ayda 233 bin artış gösterdi

Yazan: admin Tarih: Åžub 16th, 2010 | Kategori:: Haber

İşsizler 1 ayda 233 bin arttı, kentlerdeki işsizlik oranı yüzde 15.3�e ulaştı. İşte tehlike çanlarını işaret eden rakamlar:

İşsizlik her geçen ay artıyor. TÜİK’in resmi rakamlarına göre iÅŸsiz sayısı bir ayda 233 bin kiÅŸi daha fazlalaÅŸtı. Kentlerde iÅŸsizlik oranı yüzde 15.3′e yükselirken, her 4 gençten birinin iÅŸsiz dolaÅŸtığı ortaya çıktı
Türkiye genelinde iÅŸsiz sayısı Kasım 2009 döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre 233 bin kiÅŸi artarak 3 milyon 270 bine, iÅŸsizlik oranı da 0.5 puanlık artışla yüzde 13.1′e yükseldi. Ekim ayında yüzde 13 olan iÅŸsizlik oranı böylece Kasım’da tekrar yükseliÅŸe geçti. Mevcut iÅŸsizlerin 499 bin kiÅŸiyle yüzde 15.3′ünü bu dönemde iÅŸten ayrılanlar oluÅŸturdu. Kentsel yerlerde iÅŸsizlik oranı 1 puanlık artışla yüzde 15.3, kırsal yerlerde ise 0.4 puanlık düşüşle yüzde 8.7 olarak gerçekleÅŸti. Tarım dışı iÅŸsizlik oranı ise 0.7 puan artışla yüzde 16.2 oranında gerçekleÅŸirken, genç nüfusta iÅŸsizlik oranı ise 0.4 puan artışla yüzde 24.4 oldu.

233 bin iÅŸsiz daha

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ekim-Kasım-Aralık 2009 aylarını kapsayan Hanehalkı İşgücü AraÅŸtırması sonuçlarını açıkladı. Kasım 2009 ve yeni nüfus projeksiyonlarına göre revize edilmiÅŸ Kasım 2008 Hanehalkı iÅŸgücü araÅŸtırması sonuçlarına yer veren araÅŸtırmaya göre, Türkiye genelinde iÅŸsiz sayısı Kasım 2009′da geçen yılın aynı dönemine göre 233 bin kiÅŸi artarak 3 milyon 270 bin kiÅŸiye yükseldi. İşsizlik oranı ise 0.5 puanlık artış ile yüzde 12.6 seviyesinden yüzde 13.1 seviyesine çıktı. Kentsel yerlerde iÅŸsizlik oranı 1 puanlık artışla yüzde 15.3, kırsal yerlerde ise 0.4 puanlık azalışla yüzde 8.7 oldu.

Sanayi küçülüyor

Kasım 2009 döneminde istihdam edilenlerin yüzde 24.6’sı tarım, yüzde 19.8′i sanayi, yüzde 6.2’si inÅŸaat, yüzde 49.5′i ise hizmetler sektöründe yer aldı. Önceki yılın aynı dönemi ile karşılaÅŸtırıldığında, tarım sektörünün istihdam edilenler içindeki payının 1.1 puan, inÅŸaat sektörünün payının 0.3 puan arttığı, buna karşılık sanayi sektörünün payının 0.9 puan, hizmetler sektörünün payının ise 0.4 puan azaldığı görüldü. Yaptığı iÅŸten ötürü herhangi bir sosyal güvenlik kuruluÅŸuna kayıtlı olmadan çalışanların oranı, önceki yılın aynı dönemine göre 0.6 puanlık artışla yüzde 43.9 olarak gerçekleÅŸti.

Kayıtdışı artıyor

Bu dönemde, geçen yılın aynı dönemine göre tarım sektöründe sosyal güvenlikten yoksun çalışanların oranı yüzde 87.8′den yüzde 85.5′e düşerken, tarım dışı sektörlerde yüzde 29.7′den yüzde 30.4′e yükseldi. 2009 yılı Kasım döneminde, Türkiye genelinde iÅŸgücüne katılma oranı, geçen yılın aynı dönemine göre 1.1 puanlık artışla yüzde 48.1 olarak gerçekleÅŸti. Kasım döneminde genç nüfusta iÅŸsizlik oranı geçen yılın aynı dönemine göre 0.4 puanlık bir artışla yüzde 24.4′e yükseldi. Genç iÅŸsizlik oranı kentte yüzde 25.4′ten 26.3′e çıkarken, kırda yüzde 20.9′dan 20.2′ye geriledi.


BaÅŸbuÄŸ’dan komutanlara 7 önemli emir!

Yazan: admin Tarih: Åžub 13th, 2010 | Kategori:: Haber

BaÅŸbuÄŸ’un, TSK komutanlarına dizi emir verdiÄŸi ortaya çıktı. İşte BaÅŸbuÄŸ’un yıpratma giriÅŸimlerine karşı emirleri:

BaÅŸbuÄŸ’un Ankara’ya davet ettiÄŸi komutanlarla yaptığı toplantıda isim vermeden “Kozmik arama, ıslak imza” olayı baÅŸta olmak üzere yürütülen diÄŸer soruÅŸturmalara deÄŸindiÄŸi ve “demokratik hukuk devletine saygılıyız” mesajı verdiÄŸi öğrenildi. BaÅŸbuÄŸ’un yıpratma giriÅŸimlerine karşı da “Haksız ithamları anlatın” dediÄŸi bildirildi.

İşte BaÅŸbuÄŸ’un emirleri:

- Hukuk devletine saygılıyız, suç işleyen içimizde barınamaz.

- TSK’yı yıpratma giriÅŸimlerine karşı dikkatli olun. Haksız ithamları ise anlatın.

- Halkımızın bize olan güveni önemli. Güçlü ordu, güçlü Türkiye.

- Sızmalara karşı önlem alın.

- Birliklere moral ziyaretleri yapın.

- İddialara konu olan TSK personelini yalnızlaştırmayın. Masumiyet karinesini gözetin.

- Ordu mensupları arasında kaynaşmaya özen gösterin, şehit ailelerini ziyaret edin.


AK Parti İlçe binasına molotflu saldırı!

Yazan: admin Tarih: Åžub 13th, 2010 | Kategori:: Haber

Mardin’in Dargeçit ilçesinde izinsiz gösteri yapan bir grup, AK Parti ilçe binasına molotofkokteylli saldırı düzenledi.

Alınan bilgiye göre, terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’ın yakalanarak Türkiye’ye getirilmesinin yıl dönümünü bahane ederek izinsiz gösteri yapan grup, terör örgütü lehine slogan attı.

Daha sonra izinsiz yürüyüş yaparak, AK Parti Dargeçit ilçe binasının önünden geçen gruptan bazı kişiler, molotofkokteylli saldırı düzenledi.

Saldırı sonucu, binada maddi hasar meydana gelirken çıkan yangın. esnaflar ve vatandaşlar tarafından söndürüldü.

Kaçan kişilerin yakalanması için çalışmalara başlandığı bildirildi.


Ağaç dalına tutunarak geçen kabus anlar

Yazan: admin Tarih: Åžub 11th, 2010 | Kategori:: Haber

Antalya’da 8 Åžubat Pazartesi gecesi, Gebiz Çayı’nın taÅŸması sonucunda yaÅŸanan sel felaketinden bir aÄŸacın dalına 7 saat süreyle tutunarak hayatta kalan Ümit Rıza TürktaÅŸ yaÅŸadıklarını anlattı.

Türktaş, geçmiş olsun dileğinde bulunmak üzere evine ziyarete gelenlerle yaptığı sohbette, olay gecesinde yaşadıklarını anlattı. AA muhabirinin de ziyaret ettiği Türktaş, o gece ve ertesi gün, korkudan çok, çok sevdiği bir arkadaşını kaybettiği için üzüldüğünü, acı çektiğini söyledi.

Görüntü ve fotoÄŸraf alınmasını istemeyen TürktaÅŸ, hayatta kalmasının bir mucize, Allah’ın kendisine bahÅŸettiÄŸi bir lütuf olduÄŸunu dile getirdi. Sele ilk kapıldıklarında Mustafa Dolapçı ile birlikte inerek hemen aracın üzerine çıktıklarını, bir süre burada bekledikten ve aracın hareket ettiÄŸini farkettikten sonra suya atlamaya karar verdiklerini anlattı. Suya atlamadan önce, Mustafa Dolapçı’ya, ”Ayakkabılarını çıkar öyle atla abi” dediÄŸini ve son temaslarının bu olduÄŸunu belirten TürktaÅŸ, Dolapçı’yı bir daha görmediÄŸini dile getirdi. Araçtan atladıktan sonra tesadüfen bulduÄŸu bir aÄŸacın dalına tutunduÄŸunu anlatan TürktaÅŸ, şöyle konuÅŸtu:

”Dala tutunduktan sonra bir süre sessizlik oldu. Neler olup bittiÄŸini anlamaya çalıştım. Bu arada bağırarak sesimi duyurmaya çalışıyordum. Bir süre sonra beni fark ettiklerini anladım. Bazı çalışmalar yapılıyordu ama ne olduÄŸunu anlayamıyordum. Hava karanlıktı. Bir süre sonra bir helikopter geldi. Hemen üzerimde ve 20 metre kadar yakınımdaydı. Helikopter yaklaÅŸtığında çok umutlandım ve bağırdım ama sonra uzaklaşıp gitti. Zaman ilerledikçe kendi kendime çözümler üretmeye çalıştım. İlk iÅŸ olarak denizcilik eÄŸitiminden aldığım bilgilerle kendimi bir cenin ÅŸekline getirerek, vücudumu küçülttüm. Böylece vücut ısısının daha çok muhafaza edileceÄŸini biliyordum.”

-”SABAHA KADAR BİR IÅžIK GÖRMEK, BİR SES DUYMAK İSTEDİM”-

Bağırmanın adrenalin salgılayarak vücudu daha sıcak tutacağını bildiğini ve sürekli bağırdığını belirten Türktaş, suyun çok soğuk olduğunu, tüm çabalarına rağmen üşüdüğünü dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

”Elim yoruluyordu ve sık sık deÄŸiÅŸtiriyordum. BeÅŸer dakikalık arayla dalı tuttuÄŸum elimi deÄŸiÅŸtiriyordum. Bir elimle dalı tutarken bir elimle suyun getirdiÄŸi çöpleri, çalıları topluyordum.

BulunduÄŸum yerde su duraÄŸandı. BulduÄŸum çöp ve aÄŸaç parçalarıyla vücudumun etrafına bir çember oluÅŸturarak bu bölgedeki suyun ısınmasını saÄŸladım. Nitekim akıntı hızlanınca bu çember dağılıyor ve suyun soÄŸukluÄŸu daha fazla hissediliyordu. Zaman geçiyordu ve yoruluyordum. Ama o dalın ucunda hayata tutunmak zorundaydım ve tutundum. Bir yandan da bağırmaya devam ediyordum. Gece boyunca, sabaha kadar hep bir ışık görmek, hep bir ses duymak istedim. El feneriyle biri bana doÄŸru zaman zaman ışık tutuyordu. O ışık bile beni rahatlatıp umutlandırıyordu.”

-”ZAMAN ZAMAN UMUTSUZLUÄžA KAPILDIM”-

Kollarının iyice yorulduğunu ve zaman zaman umutsuzluğa kapıldığını anlatan Ümit Rıza Türktaş, yaşadığı tüm zorluklara ve soğuk suya rağmen yorgunluktan uykusu geldiğini, uyumamak için büyük çaba sarfettiğini söyledi.

Bir ara suyun yükseldiÄŸini, bu yükselmenin kendisini rahatlattığını belirten TürktaÅŸ, ”Su yükselince kolumu aÄŸacın dalına dolayarak ellerimi dinlendirme imkanı buldum” dedi.

Olup bitenlere bir anlam veremediÄŸini ve neden kendisinin kurtarılması için daha fazla ÅŸey yapılmadığını düşündüğünü aktaran TürktaÅŸ, ”Bir bot ya da can yeleÄŸi atılmasını istedim. Olmadı. Bu yapılamaz mıydı? Tepeme kadar gelen helikopterden bir can yeleÄŸi atılamaz mıydı? Belki bir can yeleÄŸiyle bile kendimi kurtarabilirdim. Yüzlerce can yeleÄŸi atılabilirdi suya. Bir insan hayatı için buna deÄŸmez miydi. Bir bot, bir can yeleÄŸi atılmasını istedim, bağırdım ama ya sesimi duyan olmadı ya da anlamadılar” diye konuÅŸtu.

Çok umutsuzluğa kapıldığı bir anda suyun kendisine bir köpük getirdiğini ve bu köpüğün, kurtulmasındaki en önemli unsurlardan biri olduğunu dile getiren Türktaş, şöyle devam etti:

”Çok yorulduÄŸum ve bir bot ya da can yeleÄŸi gönderilmesi için bağırdığım anlarda bir köpük takıldı elime. Allah bana bir köpük parçası gönderdi. Buzdolabı ambalajında kullanılan bir köpük. O beni kurtardı. Yukarıya doÄŸru asılmaktan iyice yorulan kollarımı bu köpükle dinlendirdim. Zaman zaman altıma koyduÄŸum, zaman zaman elimin altına koyduÄŸum bu köpük, önemli bir dinlenme ve rahatlama imkanı verdi bana.”

Zaman zaman bilinç kaybına uÄŸradığını ve çok yorgun düştüğünü dile getiren TürktaÅŸ, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte düşünme zorluÄŸu çekmekle birlikte umutlarının arttığını ancak yine de gelen kimse olmadığını söyledi. Artık bayılma noktasına geldiÄŸi bir sırada, arkadaÅŸları Ahmet ve Adil MüftüoÄŸlu’nun bir botla gelerek kendisini sudan aldığını ve bota çıkardığını ifade eden TürktaÅŸ, ”Hastaneye götürüldüğümde vücut ısım 33 derece imiÅŸ. Bu bir insanın ölme aÅŸamasında olması demektir. ArkadaÅŸlarım da bu konuda eÄŸitimli oldukları için yanlarında ÅŸeker getirmiÅŸler ve beni bota çıkarır çıkarmaz aÄŸzıma iki ÅŸeker koymuÅŸlar. Bu ÅŸekerleri aÄŸzıma koymasalar belki hastaneye varmadan ölebilirdim.”

-”TEK DÜŞÜNDÜĞÜM BİR ARKADAÅžIMI, CANIMI KAYBETMİŞ OLMAM”-

Kendine geldikten sonra ilk önce arkadaşı Mustafa Dolapçı’yı sorduÄŸunu ve onun durumunun kendisini çok üzdüğünü söyleyen TürktaÅŸ, ”Bütün samimiyetimle söylüyorum. Elbette beni ÅŸok edecek çok zor bir gece yaÅŸadım. Ölebilirdim. O dala tutunurken bunun bilincindeydim. Her an ölebileceÄŸimi düşünüyordum ama yaÅŸadığım acıları ya da ölüm korkusunu düşünmüyorum. Tek düşündüğüm, tek üzüldüğüm ÅŸey, geçmiÅŸimi ve geleceÄŸe yönelik hayallerimi paylaÅŸtığım bir arkadaşımı, canımı kaybetmiÅŸ olmam. En büyük üzüntüm bu. Bu üzüntüyü o dala tutunurken de her ÅŸeyden çok hissettim” diye konuÅŸtu.

Olanlara üzüldüğünü ve bazı ÅŸeyleri hala anlamakta zorlandığını dile getiren TürktaÅŸ, ”Olanlara çok üzülüyorum. Ben devletine, ülkesine sadık, saygılı biriyim. Her türlü vatandaÅŸlık görevimi en iyi ÅŸekilde yerine getirdiÄŸimi düşünüyorum. Devletimi de eleÅŸtirmiyorum. Yanlış varsa zaten onlar bulur. Ama bir bot salınabilseydi beni kurtarabilirlerdi. Bot, suda batmayacak tek ulaşım aracıdır. Bunu bilen birilerinin orada olması gerekirdi. Ben kurtuldum, arkadaşımı kaybettik. Yarın baÅŸkaları da kaybolmasın. İsterim ki bundan sonra daha bilinçli davranılabilsin” dedi.