ChatNetlog.Com Blog

Güncel Haber ve Multimedya Blogu

Mayıs 2009 iin arsiv

Bir gülün kokusunda binbir çare gizli

Yazan: admin Tarih: May 31st, 2009 | Kategori:: Haber

Hıristiyanlıkta Hz. İsa’yı, İslam’da ise Hz. Muhammed’i temsil etti. Sadece sevginin en önemli simgesi olması değil. Tarihten gelen bir önem bu

 

Gül mevsimi geldi. Tomurcuklar açmaya, kokularını saçmaya başladılar bile. Çiçeklerin şahı gülün, diğerleri içinde farklı bir yeri ve önemi vardır.

Çünkü gül, modern tıbba kadar insanlığın şifa ve güzellik kaynağıydı. Eski Yunan mitolojisinde güzellik tanrısının simgesi oldu; Hıristiyanlıkta Hz. İsa’yı, Müslümanlıkta Hz. Muhammed’i temsil etti. Tüm bunları, tam da gül mevsiminde çıkan bir kitaptan öğreniyoruz.

Tıp tarihçisi Prof. Dr. Ayten Altıntaş’ın uzun soluklu araştırmaları sonucunda kaleme aldığı “Gül’ün Tarihte, Tedavide ve Gelenekteki Yeri”ni B’IOTA Vakfı yayınladı. Altıntaş, incelediği yüzlerce tarihi tıp kitaplarında gülle ilgili o kadar çok bilgiye rast gelmiş ki; not tutmaya başlamış. Sonra da bir kitapta toplamış bunları.

Amacını da şöyle anlatıyor: “Uzun yıllar tıpta tedavi edici etkisi sebebiyle kullanılan kokulu gülleri bugünkü tıbba tanıtmak ve tıp tarihindeki serüvenini günümüze taşımak.” Güzel kokunun kısa bir tarihçesine de değinilen kitapta gül suyu ve kokusu elde etme yöntemleri detaylı bir şekilde anlatılıyor. Kokuyu şişelere hapsetmeyi keşfeden Zerdüşt rahiplerinin yöntemlerinden, gülü ilaç olarak kullanan İbni Baytar’ın tarifine kadar birçok ilgi çekici bilgiye yer veriliyor. Kitaptaki görseller de içeriği kadar dikkat çekici.

Gülün faydaları

Gül, baş ağrısına ve mide rahatsızlıklarına iyi geliyor: 20. yüzyıla yani modern tıbba kadar gül tedavide ve ilaç yapımında çok yararlanılan bir çiçek. Gül suyu, gül macunu ve gül yağı ayrı ayrı kullanılmış. Güllü ilaç tariflerine tıp kitaplarında çok rastlanıyor. Mesela İbn Sina, gül suyunun ve yağının, serinletici etkisinden dolayı ateşli hastalıkları tedavi ettiğini yazmış. Baş bölgesindeki hastalıklarda ve yüksek ateş durumunda gül suyunun vücuda sürülmesini tavsiye ediyor. Gül yağının müshil olarak kullanılmasını da öneriyor ve “İçince boşaltılması gereken maddeleri boşaltır.” yazıyor.

Botanikçi ve doktor İbni Baytar, gül suyunun mide bulantısına iyi geldiğini yazmış. İğrenme, öğürme ve kusmayı dindiriyor, mideyi güçlendiriyor, koklayınca baş ağrısını geçiriyor.

Gül macunu mideye iyi geliyor, hazmı kolaylaştırıyor. Balgamı söktüğü, ciğere kuvvet verdiği tıp kitaplarında sık yazılmış. Gül macunlarının en bilineni gülbeşeker ve gülengübin eskiden gece yatmadan önce veya yemek sırasında alınıyormuş.

Gül suyu yaşam kuvveti veriyor: İbni Baytar’a göre gül suyu aklı, beyni kuvvetlendiriyor ve duyuları keskinleştiriyor, yaşam kuvvetini artırıyor. Heyecandan dolayı aşırı kalp atışına da yararlı olduğu saptanmış.

Ruhsal hastalıkları, tedavisinde gül kullanılmış. 15. yüzyılda yazılmış önemli bir tıp kitabı olan Kamaliye’de ‘teninun kokusu dayim gül kokusı gibi olması için’ denilerek, bir çeşit pudra tarifi veriliyor: Kuru gül yaprakları havanda dövülüp toz haline getirilir ve hamamdan çıkınca, daha beden ıslak iken boyna, göğse ve koltuk altlarına sürülür. Böylece güzel gül kokusu tekrar yıkanıncaya kadar vücuttan çıkmaz. Altıntaş’a göre bu formülün verilme sebebi ruhu tedavi etmek. Açıklaması da şöyle: “Bu koku ruhaniyeti kuvvetlendirir ve kalbi pek safi eyler.”

Bayılana, daralana gül suyu ferahlık veriyor: Şimdi baygınlık geçirene kolonya dökülüyor ya, bu alışkanlık aslında gül suyundan geliyor. Eskiden bayılan hastalara gül suyu dökülürmüş. 30-40 yıldır kolonya kullanılıyor. Gül suyunun, ruh kararması anlamına gelen ‘yürek kabarması’na da iyi geldiği yine bu kaynaklarda yer alıyor.

Gül suyu, boğaz ve kulak ağrılarını gideriyor.

Göz hastalıklarını tedavi ediyor. Göz kızarıklıkları, göz ağrıları için kullanılıyor.

Cilt hastalıkları için de gül kullanılmış. Dinaveri’nin Kitabü’n-Nebat kitabından: “Gülü kurutup uylukta ve kasıkta çıkan çıbana koysalar fayda eder, eğer yenmiş derin çıbanlara vursalar et bitirir.”

Sivilceleri iyileştiriyor: Ediye-yi Müfrede tıp kitabında da kurutulmuş gülün sivilcelere iyi geldiği yazıyor.

Gül suyundan bebek maması: Eskiler gül suyundan bebekler için mama hazırlamış. Doktor Eşref bin Muhamed tarafından 15. yüzyılda yazılan tıp kitabı “Haza’inü’s-Saa’dat”ta çocukların sağlığını korumak için mamalarını gül suyu ile hazırlamaları tavsiye ediliyor.

Gül yağı: Osmanlı hekimlerinin ‘mübarek yağ’ veya ‘iksir gibi faydalı yağ’ olarak tanımladığı gül yağı bugün kullandığımız gül esansı değil. Eski tıpta kullanılan gül yağı, güllerin uygun bir sıvı yağ içinde bırakılarak (zeytinyağı, bademyağı, susam yağı) özünün bu yağa çıkmasıyla elde ediliyor.

Çiçekler, meyveler, kabuklar, kökler gibi yararlı olduğu düşünülen her bitkiden bu şekilde yağ yapılıyor. Bunun için kitaplarda şöyle formüller var: “4 ölçü susam yağıyla 1 ölçü gül yaprağını şişe içine koyarlar. 20 gün güneşte bırakırlar, sonra süzüp kullanırlar.”


Başbakan Erdoğam IMF’ye resti çekti

Yazan: admin Tarih: May 31st, 2009 | Kategori:: Haber

Piyasların merakla beklediği imza henüz atılmadı. ‘IMF’ye ümüğümüzü sıktırmam’ diyen Başbakan Erdoğan ‘İsteklerimiz kabul edilirse imzalarız’ dedi.

 

AKP Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Ne zaman bizim taleplerimiz, isteklerimiz kabul edilirse, o zaman IMF ile anlaşma imzalanır, kabul edilmezse imzalanmaz” dedi.

Erdoğan, AKP’nin Gaziantep İl Kongresi’ne katılarak IMF ile ilişkileri konu alan şu değerlendirmede bulundu:

“Bize, ‘IMF ile anlaşma olsun’ diyorlar. Kusura bakmayın ülkemin menfaatlerine halel getiremem. IMF ile anlaşma, karşılıklı taleplerimiz kabul görürse imzalanır. Neredeyse 1 yıldır IMF ile görüşmeler devam ediyor.

Bundan önce IMF ne getirirse kabul ediliyor, imza atılıyordu. Bunların içinde ANAP da var, MHP de var, CHP de var. Şu anda siyaset yapan partilerin hepsi IMF ile anlaşmalara imza attı.

Biz daha 6 yıl oldu iktidara geleli. Dur bakalım IMF ile Türkiye’nin ilişkileri 10 yıllık değil. Bunları bil, ona göre konuş. Oradan bizi vurmaya kalkanlar, yanlış yere ok atarlar. Dikkat etsinler, o ok döner, sonra onları vurur”

EKONOMİK KRİZ İLE İLGİLİ DEĞERLENDİRME

Erdoğan, dünyanın ekonomik bir krizle karşı karşıya olduğuna işaret ederek, bu krizin Türkiye’yi de etkilediğini ancak bu etkiyi en az zararla atlatmaya çalıştıklarını bildirerek şöyle devam etti:

“Krizin çıktığı ilk günden bu yana bir yandan krize karşı tedbirler almaya çalışırken, bir yandan da moral bozmaya, krizin etkisinden yararlanmaya çalışanlara, krizi derinleştirmeye çalışanlara karşı mücadele ettik. Daha krizin ilk gününden itibaren eski alışkanlıkları depreşenler, krizin bu ülkeyi büyük sıkıntılara sebep olacağını, krizin deprem etkisi yapacağını savunmaya başladılar.

Parası olanlar, krizi bahane edenler, yatırıma gitmediler. Ama hamdolsun kriz karşısında dik durduk, hem de bu anlayış karşısında eğilmeden bükülmeden yolumuza devam ettik

Ben baştan ‘Kriz teğet geçecek’ dedim. Rahatsız oldu birileri. Ne diyecektim, ‘Yıkılacağız’ mı diyecektim? Evet ‘Teğet geçecek’ dedim ve teğet geçiyor. En az zararla atlatacağız biz bu krizi


Pakistan’da çatışmalar devam ediyor

Yazan: admin Tarih: May 31st, 2009 | Kategori:: Haber
Pakistan’da çatışmalar sürüyor
Pakistan'da çatışmalar sürüyor

Askerlerle Taliban militanları arasındaki çatışmalarada 50 kadar Taliban militanı ile 2 asker öldü.
31 Mayıs 2009 / 11:46

İstihbarat yetkililerinin verdiği bilgiye göre, Afganistan sınırındaki Güney Veziristan bölgesinin çeşitli kesimlerinde çıkan çatışmalarda 23 asker de yaralandı.

Pakistan ordusunun Svat Vadisi’nde sürdürdüğü operasyonlar nedeniyle vadiye sınırı olan Güney Veziristan’da da çatışmaların son günlerde şiddetlendiği kaydedildi.

Güney Veziristan’ın, Pakistan Talibanı’nın liderinin asıl üssü olduğu belirtildi.


Hac kayıtları başlıyor

Yazan: admin Tarih: May 31st, 2009 | Kategori:: Haber
Hac kayıtları başlıyor
Hac kayıtları başlıyor

Hacca için ön kayıt yaptırıp asıl kurada da belirlenen adayların kayıtları başlıyor.
31 Mayıs 2009 / 11:43

Diyanet İşleri Başkanlığı yetkililerinden alınan bilgiye göre, kesin kayıt sırası gelen hacı adaylarının, kayıt aralıklarıyla tercih ettikleri hac tiplerine göre isimleri internet ortamında yayınlanacak.

Sırası gelen hacı adayları, müracaat ettikleri ilin il müftülüğü hac bürosuna başvurarak, tercihlerine göre Diyanet’e ya da acentaya “kesin kayıt yaptırabilir” belgesi alacak. Söz konusu belgelerin il müftülüklerince verilmesi sırasında il kontenjanındaki yüzde 60 Diyanet ve yüzde 40 acente oranı korunacak.

Kesin kayıt belgesi olmayan hiçbir hacı adayının kayıt işlemi yapılmayacak. Kuraya birlikte katılıp, sırası gelenlerin isimleri, kesin kayıt yaptırabilir belgesine birlikte yazılacak.

Dağıtılan kontenjanların belirlenen kayıt süresi içerisinde dolmaması halinde bunlar, kategorilerine göre kura sırası gözetilerek 22-30 Haziran günleri arasında doldurulacak.

KKTC vatandaşı olup ilk defa hacca gidecekler için 160 kişilik kayıt izni verildiğinden, bunların kayıtları, ön kayıt ücreti olan 15 TL’de alınmak suretiyle, “müstakil odalı 3. tip hac organizasyonuna” göre 1-30 Haziran arasında Din Hizmetleri Müşavirliği’nce yapılacak.

ŞEHİT VE GAZİ KONTENJANLARI

Şehitlerin daha önce hacca gitmeyen ve müracaat süresi içerisinde kayıt yaptırmış olan anne, baba ve eşleriyle kayıt yaptırmış olan gaziler ve eşlerinden sırası gelmeyenlere, kuraya girdikleri yakınlarıyla birlikte toplam 600 kişiye kayıt hakkı verilecek. Başkanlıkça kayıt izni verileceklerin kesin kayıtları, kendileri için ayrılan kontenjan nispetinde, kura sıralaması esas alınarak tercih ettikleri hac kategorisine ait ücreti yatırmaları kaydıyla, il müftülüklerince yapılacak.

Kesin kayıtların bitiminden sonra vefat veya vazgeçme gibi sebeplerle kontenjanların boşalması ve yapılacak işlemler için de yeterli sürenin bulunması halinde, bu kontenjanlar, belirlenen kayıt ilkeleri çerçevesinde sıra gözetilerek doldurulacak.

Kura çekiminden sonra daha önce hacca gittiği tespit edilenlerin kayıtları yapılmayacak,yapılmış ise silinecek.


Müjde Ar: Eskiden takozla sevişirdik

Yazan: admin Tarih: May 31st, 2009 | Kategori:: Magazin
Müjde Ar: Eskiden takozla sevişirdik
Müjde Ar: Eskiden takozla sevişirdik

Müjde Ar bu haftaki programda da izleyenleri güldürdü..
30 Mayıs 2009 / 09:30

Müjde Ar, Aysun Kayacı, Pınar Kür ve Çiğdem Anad’ın birlikte hazırladığı “Haydi Gel Bizimle Ol”un sezon finaline Müjde Ar’ın esprileri damga vurdu.

Çiğdem Anad, Kenan ımirzalıoğlu’nun Aysun Kayacı ile bir filmde rol almak istediğini söyleyince, Ar “Yani Kenan, Aysun’a mı yazılıyor?” diye söze girdi ve şöyle devam etti: “Sevişme sahnelerinde Aysun gibi bir partneri tercih etmiş de olabilir. Çünkü bizde yatak sahneleri çekilirken, kısa kadınlara boyunu uzatmak için aşağıdan takoz döşerler. Benim boyum 1.64, Tarık Akan 1.90… Öpüşme sahnesi çekeceğiz, birden bire takoz gelir ortaya. Ayağının altına koyarlar. Buna takoz döşemek denir…”